İMBAT OSGB İŞ GÜVENLİĞİ & İŞ SAĞLIĞI HİZMETLERİ

GAZETELER

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

buket çiçekcilik

EN ÇOK OKUNANLAR

  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
buket çiçekcilik

ANKET

  • Yeni Açılmış Olan Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz?

FATİH PROJESİ VE “EĞİTİM”

Çarşamba, Ara.23.2015 - 14:45
PAYLAŞ :
 |  Karakter Boyutu : A- A+


Tekin ÖZGÜL
Tekin ÖZGÜL

Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nabi Avcı, 05/12/2015 tarihli Eğitim Teknolojileri Zirvesinde, en yetkili kişi sıfatıyla eğitim sistemimizin temel açmazlarını gündeme getirerek açıklamalarda bulundu. Bakanımızın açıklamaları herkesin de kabul edeceği gibi yerinde ve isabetli tespitlerdi. Ancak, benzer açıklamalar yetkin kişilerce sürekli yapılmasına karşın, ifade edilen problemlere karşı nasıl bir model sunulacağı hususundaki belirsizlik; ya da sunulan modellerden şimdiye kadar bir sonuç alınamamasının nedenlerini araştırmak gerekir

 “Bugünkü eğitim modelinin, okul binalarının özelliklerinden sınıfta oturma düzenlerine kadar 19. yüzyılda şekillenmiş bir anlayışın ürünü olduğuna işaret ederek, "Sanayi devriminin oluşturduğu insan gücü ihtiyacını gidermek, fabrikalara eleman temin etmek üzere örgütlenmiş bir eğitim modelinin aynı anlayışla bugün de yoluna devam etmesi artık çok zor" dedi. Sayın Nabi Avcı.

Sayın bakanın bu tespiti gerçekten de doğrudur. Çünkü Cumhuriyetin ilk yıllarında eğitim sistemi sadece ülke genelinde okuryazar oranını ve okullaşma oranını artırmaya dönük projeler uygulanırken hatta vatandaşın beklentisi tamamen bu yönde iken günümüzde yani 21. Yüzyılda halkın eğitimden ve eğitimciden beklentisi tamamen değişmiş artık çağa ayak uydurma ve bilgi teknolojisine uyum sağlama yönünde şekillenmiştir.

Eğitimin öğretmen-öğrenci ilişkisi üzerine inşa edilen bir başka özelliğinin bulunduğuna değinen Avcı; “Bu ontolojik münasebetten, yetiştirmeye, yönlendirmeye dayalı bu temelden vazgeçmemiz de mümkün görünmüyor. Demek ki eğitimin geleneksel birikimini ve yöntemlerini muhafaza ederken zamanın ruhuna göre bir güncelleme, yenileme, sizlerin aşina olduğu bir kelimeyle ifade edecek olursak bir formatlamaya gereksinim vardır. Bu bağlamda eğitim süreçlerini ve eğitim ortamlarını, esas cevheri, ana özü koruyarak sürekli bir güncellemenin ve yenilenmenin neredeyse otomatiğe bağlandığı bir dinamizme kavuşturmak gerekiyor." Dedi.

Bakan Avcı, "Öğrencilerimiz, okul dışında örgütlenen bu kaynaklardan yoğun bir biçimde beslenmeye başladı, talepleri de beklentileri de bu anlamda değişime uğradı. Eğitim teknolojilerindeki, bilgi ve enformasyon kaynaklarındaki bu hızlı değişim, bizi eğitim kurumlarımızı yeniden tasarlamaya da icbar ediyor. Bu nedenle eğitim teknolojileriyle donattığımız okullarımızı, oluşan yeni kaynaklarla buluşturuyoruz. Eğitim materyallerinin olağanüstü çeşitlenmesi, zamanın gerçekleri, yaşanan değişimler, eğitimi tepeden tırnağa yeniden tasarlama zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Biz bakanlık olarak eğitim süreçlerini gözden geçirme zorunluluğunun farkındayız ve bu konuya odaklanmış durumdayız.” Diyerek Eğitim sistemimizin temelden formatlanması gerektiğini söylüyor. Çözümün ilk aşaması olarak ta, FATİH projesini (Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi Projesi) gösteriyor. Diyerek konuşmasını sürdürdü.

Tüm bu tespitlerinin doğruluğu konusunda hiç kimsenin itiraz edeceğini zannetmiyorum. Ancak, tartışılması gereken ana husus, Sayın Bakan’ ın problem olarak ortaya koyduğu tespitlerin temelini/nedeni bilişim teknolojisi oluşturmaktadır.

Yani bu gün okullarımıza FATİH (Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi Projesi) adı altında taşınan ve akıllı tahtalar, tablet bilgisayarlar ve internet ağlarından oluşan teknolojik alt yapının yaygınlaşması ve ülkenin her köşesinde eğitim teknolojilerinin kullanılmasıyla eğitimin sorunların büyük çoğunluğunun çözüleceği gibi bir algı ortaya çıkmaktadır. Hâlbuki ülkemizde eğitim gören her kademedeki öğrenciler yıllardır teknoloji bağımlısı oldular. Bu gün okulların rehberlik servisleri ve öğretmenler televizyon ve internet bağımlılığı ya da aşırı telefon, bilgisayar gibi diğer elektronik cihazların zararları ile mücadele eder hale geldiler. Eğer tek başına teknoloji bugün ki eğitim sisteminin en büyük sorunu ise çoktandır bazı sorunların çözülmesi gerekir topluma daha nitelikli insanların girmesi gerekirdi. Hepimiz biliyoruz ki günümüzde eğitim adına yapılan uygulamalar sanayii toplumuna eleman yetiştirme mantığına göre düzenlenmiştir. Dünyanın geldiği noktada “bilgi toplumu” standartları genel bir tespit olmasının yanında, yaşanan gerçekler özelinde bakıldığında, (tarım/sanayi/bilgi) toplumunun neresindeyiz? Gelinen noktada elbette bireylerin daha üst düzey zihinsel becerilerle donatılması gerekiyor.  Bu becerilerin geliştirilmesiyle birlikte, nereye varacağı pekte tahmin edilemeyen bilişim teknolojisi yani sanal dünya devreye girerek tüm planları alt üst etmeyi başarmış durumdadır. Bu durumda şu sorulara cevap vermek gerekecektir: Eğitim derken ne kastedilmekte? Kastedilen eğitim anlayışı ile bilişim teknolojisi arasındaki bağın niteliği nedir? Bireylerin eğitimli hale gelmesinde “teknoloji” nin katkısı ne nedir? Teknoloji, eğitimin hangi alanlarına katkı sağlayabilir? Akıllı tahtaları bir ihtiyaç gördüğümüzü sayalım ki günümüz de ihtiyaç lakin öğrencilere dağıtılacak olan tabletler eğitimin kalitesini acaba ne kadar artırabilecek.

Şüphesiz dünya gerçekleri ile rekabet etmenin yolu, bu gerçeklerin fark edilmesi ve bireylerin bu gerçekler doğrultusunda eğitilmesiyle mümkün olabilecektir. Amma velakin bizler eğitim derken “dünya gerçeklerine” nasıl bir tanım vermemiz gerekir “eğitimin geleneksel birikimini ve yöntemlerini muhafaza ederken…” ve “Eğitim süreçlerini ve eğitim ortamlarını, esas cevheri, ana özü koruyarak sürekli bir güncellemenin ve yenilenmenin neredeyse otomatiğe bağlandığı bir dinamizme kavuşturmak gerekiyor." Derken eğitimin geleneksel misyonuna da atıfta bulunuyoruz. İşte bu noktada “zamanın gerçekleri” ile teknolojinin ürettiği ve aslı eğitimin konusu olan “insanı” ve insana dair kadim değerlerin nasıl örselendiğini de görmekte gerekecektir.  Eğitim, araç olarak “donanımlı insan” ımı; yoksa  ontolojik anlamda temel değer olan “erdemli insan” ımı inşa etmelidir? Sorusunu sormakla işe başlanmalıdır. İşte tam bu noktada günümüzün her alanında görülen teknoloji çılgınlığının eğitimin niteliğini artırmadaki rolünü iyi hesap etmek gerekir. Hele de dünya teknoloji devlerinin çocuklarının okuduğu okullarda akıllı tahta ya da tablet gibi öğrencinin bireysel düşünme ve yeteneklerini geliştirmenin ötesinde hazır paket programlarla sanal bir dünyaya hapseden teknolojilerin belirli bir yaşa kadar kullanılmadığı gerçeği de ayrı bir tartışma noktasıdır.  

Kısacası, günümüzde bilişim teknolojileri ulaştığı nokta itibariyle;  insana dair her türlü değer yargılarının insan yaşamından uzaklaşmasına vesile olmaktadır. Hatta sosyal bir varlık olarak insanın “duyarlılığını” kaybetmesine, bireysel anlamda teknolojinin esiri ve bağımlısı olarak kendine, çevreye ve tabiata karşı yabancılaşmasına neden olan “teknolojiyi” aynı zamanda eğitim problemlerine bir çözüm yolu olarak görmek sorunun çözümünü başka yerlerde aramak olacaktır.

Bu konuyu düşünürken İsmet Özel’ in “Üç Mesele” (Teknik, Medeniyet ve Yabancılaşma) adlı eseri aklıma geldi. Ne kadar paralellik arz eder bilemem amma İsmet Özel; “İslam değerlerinin çağımızın bilim ve teknik kafasıyla birleşip beraber yaşayacağını ummak bir avuntudan ibarettir. Çünkü günümüze hâkim olan bilim ve teknik, batıda belli bir dönemde belirlenmiş bir kafa yapısının uzantısıdır; belli bir toplumsal yapının sinesinde gelişmiş, vasıfları İslam’a taban tabana zıt bir sınıf eliyle gücünü dünya ölçüsünde yaymıştır.” Derken inşa edilen bir medeniyeti oluşturan kavramları ayrı ayrı düşünmeyi ciddi bir hata olarak görür. “Tekniği alalım; kültürü kalsın” talebi, kendi içinde tutarsız bir önermedir. Bizim ya da tüm insanlığın medeniyet tasavvurunda “problem” olarak gördüğü uygulamaların nedenleri olarak “teknolojiyi” adres gösterip; yine bu problemlerin çözümünü olarak “teknolojiyi” görmek acaba ne kadar tutarlı bir düşüncedir? 


Bu haber 848 defa okundu.

Benzer Haberler

TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI

T.C.
ERBAA
İCRA DAİRESİ
2016/141 TLMT.
TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, niteliği, kıymeti, adedi, önemli özellikleri :

Perşembe, Kas.16.2017 - 17:32

Erbaa'da bilgi evi sayısı 3'e çıktı

Erbaa'da bilgi evi sayısı 3'e çıktı Erbaa belediye tarafından kurulan bilgi evi sayısı 3'e çıktı. 2 tanesinin daha faaliyete başlaması için çalışmalar sürüyor.

Pazartesi, Kas.13.2017 - 16:25

Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım dan 10 Kasım Mesajı

Belediye Başkanı Hüseyin Yıldırım dan 10 Kasım Mesajı Ebediyete intikalinin 79'uncu yıldönümünde Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle yad ediyorum.

Cuma, Kas.10.2017 - 14:30

Kaymakam Karacan'ın 10 Kasım Mesajı

Kaymakam Karacan'ın 10 Kasım Mesajı Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' ü sonsuzluğa uğurladığımız 79. yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz.

Cuma, Kas.10.2017 - 14:25

Türk Sağlık Sen Tokat İl Başkan Yard. Cüneyt Bozkurt 10 Kasım Mesajı

Türk Sağlık Sen Tokat İl Başkan Yard. Cüneyt Bozkurt 10 Kasım Mesajı

TÜRK MİLLETİ Tarih sahnesinde var olduğu ilk günden itiberen Yüce ALLAH'ın bir lütfu olsa gerek hem hür yaşamış hemde hürriyet sevdalısı mazlum milletlere önder örnek olmuştur


Cuma, Kas.10.2017 - 11:57

Bu Yazarın Diğer Yazıları

21. YÜZYILDA YAŞAYAN ÇANAKKALE RUHU

  Merhum Akif o ruhu, o vatan mücadelesini, vatanı için, bayrağı için ölmeye koşan o nesli şöyle anlatıyor şiirinde ……………………


Pazar, Ağu.14.2016 - 23:03

ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA DARBE YAŞATMASIN

Benim okuyarak öğrendiğim ve büyüklerimden defalarca dinleyerek acılarını hissettiğim darbe serisi 1960 tan itibaren başlar. Bu ülkede zamanın başbakanının idamı


Salı, Tem.19.2016 - 15:04

SEKSENLERDEN SONRA BİR NESİL YETİŞTİ.

Seksenlerden sonra dünya düzeni hayal edilemeyecek kadar değişikliğe uğradı. İki kutuplu dünya yerini tek eksenli dünyaya bıraktı. Tabi ki bu


Perşembe, May.05.2016 - 12:51

ANADOLU’DA KADIN OLMAK

  Kadın her toplumda, her kültürde farklı algılanmakta, farklı değerler verilmektedir. Bazı toplumlarda kadın bir utanç vesilesi sayılırken bazı toplumlarda


Pazartesi, Mar.07.2016 - 20:07

“BAYIR BUCAK” TÜRKLERE ANADOLU

Bu tarife uygun vatan anlayışını şair dizelerinde en veciz bir şekilde şöyle tarif etmektedir.   “Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır.


Pazartesi, Şub.15.2016 - 15:02

OKUMAK BİR DİRENİŞTİR.

Daha da önemlisi de bu zor ve kutsal vazifeyi verdiği ve okuma yazma bilmeyen peygambere gönderdiği ilk vahiy, ilk emir


Cuma, Oca.22.2016 - 15:35

“HAYATIMIZ” KANSER

Hayat canlılık güç hâkimiyet manalarına geldiğini belirtmiştik. Ebedi hayatın öncesi bu dünyadaki hayattan ya da fani hayattan bahsetmek istiyorum. Bu


Pazar, Oca.10.2016 - 15:26

KARAYAKA HALKI BAYIRBUCAK TÜRKLERİNİ YALNIZ BIRAKMADI

Her zaman mazlum ve mağdur insanların yanında olan halkımız bunu bir kez daha ispat etti. İHH nın yardım kampanyasına katılan


Cumartesi, Oca.09.2016 - 15:10

21. YÜZYILDA ÖĞRETMEN OLMAK


Salı, Kas.24.2015 - 10:27

SELEHATTİN EYYUBİ KADAR KÜRT, FATİH KADAR TÜRK'ÜZ...

Türk tarihine baktığımızda millet olarak da bin yıldır böyle bir mücadelenin içindeyiz. Bu mücadelenin temelinde her ne kadar hak –


Pazartesi, Kas.23.2015 - 15:18

Yorum Yap
Güvenlik Resmi Resmi Yenile

Yorumlar
Yorum yapılmamıştır.

Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Facebook ile Yorum Yap

Haber, Haberler

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.Buradasınız: Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portali: ERBAA GAZETESİ - Tükiye'nin en kapsamli haber portali: http://erbaagazetesi.com/

Bu site Turkishost haber yazılım paketini kullanmaktadır.