Buket Çiçekçilik Erbaa

GAZETELER

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

ANKET

  • Yeni Açılmış Olan Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz?

SEKSENLERDEN SONRA BİR NESİL YETİŞTİ.

Perşembe, May.05.2016 - 12:51
PAYLAŞ :
 |  Karakter Boyutu : A- A+


Tekin ÖZGÜL
Tekin ÖZGÜL

Her ailenin, topluluğun ve hatta her milletin geleceği gençleridir. Doğal bir sürecin gereği olarak her bir asırda insanlık yenilenir. Yani yeniler gelir, eskiler gider. Küçükler büyür, büyükler ise ölürler. Ve nesil yenilenir. Yeni gelen nesillerde tıpkı karıncaların tek yol üzerinde birbirlerini takip ettikleri gibi, atalarının yani bir önceki insanların izinden giderler. Yalnız her nesil bir öncekinin izini taşırken farklı kültürlerin, farklı teknolojik gelişmelerin rüzgârından etkilenmektedirler. Mesela 60 ile 80 arası yetişen nesil politik bir nesildir. O yıllar beyaz perdenin ve tiyatro sahnelerinin ve bilhassa radyonun daha etkin ve hâkim olduğu en önemlisi de ideolojik fikirlerin baskın olduğu bir nesildir. Cumhuriyetle başlayan toplumu şekillendirme ve eğitme çalışmaları her dönem farklı araç gereç ve metotlarla devam etmiştir. Cumhuriyetle başlayan ve seksenlerin ortalarına doğru edebiyat ve sanat faaliyetleri, yazarlar siyasetçiler ve sanatçılar toplumu şekillendiren en önemli unsurlardandır. Dolayısıyla seksen öncesi nesil sinemaya, tiyatroya âşık, okuyan sanata ve siyasete ilgi duyan fertlerden oluşuyordu.    

Seksenlerden sonra dünya düzeni hayal edilemeyecek kadar değişikliğe uğradı. İki kutuplu dünya yerini tek eksenli dünyaya bıraktı. Tabi ki bu baş döndürücü değişimden ülkemiz de doğrudan etkilendi. Değişen dünyayla beraber Türk toplumunun aile yapısı, kültürü, çocuk yetiştirme tarzları da beraberinde değişti. Bilhassa seksenli yılların ortalarına doğru televizyonun daha sonra ise görsel medyanın yaygınlaşması toplumun televizyon eksenli şekillenmesine sebep oldu. Aslında değişen toplumu şekillendiren araç gereçlerin ve nasıl toplum ve nasıl fert yetiştirilmek istenildiği ve bu noktada yapılan değişikliklerdi. Aslında öyle de oldu. Televizyonlarla başlayan toplumu şekillendirme projesi hemen amacına ulaştı. Öyle ki komşuluk ilişkileri, bireysel faaliyetler hemen renk ve şekil değiştirdi. Aile ve dost sohbetlerinin yerini televizyon programı izleme, sinema ve dizi izleme faaliyetleri aldı. Toplumu oluşturan fertler sinema ve dizi filmlerinin oyuncuları gibi giyinmeye saç tıraşı stillerini bile özendikleri artistler gibi belirlemeye başladılar. Mutfak düzenlemeleri dizilerdeki mutfaklar gibi hatta mutfak eşyaları bile isimlerini sinema ve dizilerden aldılar. Hatta kadınların kıyafetleri, takıları sinema ve dizi artistlerinden aldı isimlerini.

 

Seksenli yıllarda televizyonlar yurt geneline yaygınlaştığında insanlar çok sevinmişlerdi. O dönemlerde radyodan bile önemli bir iletişim aracıydı televizyon. O kadar ilgi çekici ve cazipti ki en önemli eğlence aracıydı. O yıllarda televizyonu olmayan insanlar televizyon sahibi evlere akşamları televizyon seyretmek için gidiyorlardı. Her kesimden insan yaşamının bir parçası olan televizyon, insanlara birçok konuda bilgilendirme sağlıyor, birçok insanla aynı anda iletişim kurulabiliyordu. Mesela bir ülkenin başbakanı ulusa sesleniş konuşmasıyla televizyondan tüm ulusa hitap ediyor, bu anlamda birçok yararı oluyordu. O yılların kuşakları olarak kim hatırlamaz ki İcraatın İçinden ve Ulusa Sesleniş programlarını. O yılların çocukları Uykudan Önce, Barış Manço ile 7 den 77 ye ve Susam Sokağını izlemeden vakit geçirmezlerdi. Hele de yetişkinler ya da gençler olarak hangimiz Dallas, Aşk Gemisi, Çarli’nin Melekleri, Flamingo Yolu, Kara Şimşek gibi yabancı dizileri ya da Yerli dizilerden Kaynanalar, Küçük Ağa, Kuruluş ve Çalı KuşuVurun Kaypeye, Dağları Bekleyen Kız, Al Yazmalım, ya da Hababam Sınıfı’nı izlemedik. Ev hanımları işlerini dizilere göre planlamadı mı? Cumartesi geceleri yerli Türk sineması izlemeden uyuduk mu?

 

Yeni araç televizyonlar sayesinde şekillenen toplum ve fertler seksenlerden sonra maalesef okumayan, düşünmeyen ve televizyon bağımlısı olmaya başladı. Kitap okuma, dost sohbetleri ve geleneksel oyunlar yavaş yavaş unutuldu. Tüm bunların yerini üzülerek belirtmek gerekir ki birilerinin bilinçli olarak kurguladığı, senaryosunu yazdığı ve insanları sanal dünyalara sevk eden televizyon programları aldı. Hatta bu programlar insanları ve toplumu kendine esir ve bağımlı etti. Özellikle de diziler insanları evlere odalara mahkûm kıldı. Dolayısıyla yukarıda da belirttiğim gibi okumayan, yazmayan, araştırmayan, düşünemeyen, tüketici, özenti içinde bir nesil yetişmeye başladı. Öyle ki yenidünya düzeninin fertleri ülke ve dünya gerçeklerine bihaber, siyasi düşünce ve ideolojileri olmayan bireyler oldular. Evlere ve televizyonlara bağımlı toplumda çok yemek yiyen şişman (obez) çocuklar türemeye başladı. Özellikle kanal sayılarının da artması insanları tamamen evlere mahkûm, atıl birer canlı haline getirdi. Her şeye rağmen dünyada olup bitenlerin evlerimize televizyonlar sayesinde aktarılması, insanların dünyada olup biten olayları canlı olarak ekranlardan takip etmesi güzel şeylerdi. Ama üç yanlışın bir doğruyu götürmesi gibi yanlış olan çok şey doğruları da gölgede bırakmaktaydı. O açıdan televizyon programlarına eleştirel bakmak lazımdır. Televizyon programlarına eleştirel gözle baktınız mı hiç bilmiyorum ama mutlaka bakmışsınızdır.

 

Yukarıda da belirttim; lakin yine vurgulamak istiyorum.  Maalesef televizyon, garip bir şekilde toplum üzerinde inanılmaz etkilere sahip bir araç ve televizyon programcıları da bunu çok iyi biliyor ve kullanıyorlar. Hani "Dervişin fikri neyse zikri de odur" diye bir deyimimiz vardır ya, televizyon programlarını yapan insanlar (özellikle de çok seyredilen programları) toplumu istedikleri gibi evirip çevirebilme gibi bir güce sahipler. Örnek olarak; bir zamanlar en çok seyredilen dizi olma özelliğine sahip bir dizide küçük bir kız çocuğu vardı, bu kız çocuğu E harfini garip bir şekilde AE gibi (tanımı zor) telaffuz ediyordu. Aradan yıllar geçti, okuma yazmayı hatta belki de konuşmayı o zamanlarda öğrenmeye başlayan kız çocuklarının önemli bir bölümü E harfini aynı o dizideki kız çocuğu gibi AE şeklinde söylüyorlar (Evet, derken Aevet gibi söylüyorlar). Bir başka örnek ise, bir komedi dizisinde üçkâğıtçı bir tipleme vardı ama o üçkâğıtçı tipleme o kadar şirin bir hâle getirilmişti ki insanın içinden üçkâğıtçı olması geliyordu. Kalitesiz yabancı diziler, sinemalar farklı kültürleri yaymanın ötesinde halkın dilini ve aile yapısını da bozdu. Sadece yabancı diziler mi hayır. Özensiz sadece ilgi çekmek, seyirci toplamak için yapılan yerli program ve sinemalar halkı ve onun dil ve kültür ögelerini hiçe sayıp yozlaşmalarına sebep oldu. Aslında televizyon programları için söylenecek pek çok şey var, ama bence en önemlisi kültürümüze hiç önem vermemeleridir.

 

Bu konuda Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişlerinden Fatih Şahin hoca Ötüken yayınlarından çıkan Çok Mühim Puroce / Amerikan Geyikleriadlı eserinde şöyle diyor: “Televizyonda dizi ya da film izlemeyen var mı aramızda? Gününün birkaç saatini ekran karşında geçirmeyen? Hepimiz; bu sorunun cevabının ne olduğunun farkındayız esasında. Genellikle "Belgesel" ve "Açık Oturum" seyrettiğini söyleyenlerimiz soruyu farklı cevaplayacaklardır ama onların da toplumda sayıca pek fazla olmadığı aşikâr. Yıllardır ekranlarımda arz-ı endam eden üçüncü sınıf Amerikan dizilerini, filmlerini ve bunların oyuncularının çoğunu biliyoruz. En azından onlarla bir göz aşinalığımız var değil mi? İşte aşina olduğumuz o filmlerin ve oyuncularının "ipliğini pazara çıkaracak" bir çalışma”

 

Bu eseri okumanızı önerirken aynı zamanda yine televizyon programlarına ve televizyona yine eleştirel gözle bakmakta fayda var çünkü seksenlerden hayatımıza doğrudan giren ve evlerimizin başköşelerine yerleşen televizyonlar öyle programlar yaptılar ki sanki biz Amerikalı ya da Avrupalıyız gibi. Programlarında genellikle  batı kültürüne ait unsurları sürekli ön plana çıkardılar. Geleneksel kültürümüz ise sürekli yok sayıldı. Yabancı dizilerde kiliseler ve papazlar güvenilir kişi ve yerler olarak tanıtılırken bizim yerli sinemalarımız din adamlarını üçkâğıtçı, yalancı ve düzenbaz olarak tanıtmaya çalıştılar. Çocuk programlarına bir bakın, her yerde Süpermen, Spiderman, Cadılar, Cinler, Periler gibi sahte ve ucuz kahramanlar. Bizim kendi kahramanlarımız yok mu, elbette var. Hem de sahteliği olmayan bizim gibi insanlar, onlar; uçmazlar, düz duvarlara tırmanmazlar, sihirli güçleri yoktur ama İnsandırlar. Peki, neden her yerde batı kültürünün unsurları basit ve ucuz kahramanlarla bize aşılanmak isteniyor? Bunun takdiri hepimize düşmektedir. Onun için zaten Fatih Şahin hocanın kitabını okumanızı tavsiye ettim.

Kısacası ucuz, ucuz olduğu kadar da kalitesiz dizi ya da sinema filmleri ile yetişen bir nesil, yabancı dizilerin yaydığı yabancı kültür öğeleriyle beslenen bir toplum ortaya çıktı. Bu kuşağın dili, düşüncesi ve meşguliyet alanları da üzülerek belirtmek gerek ki arızalı durumdadır. Hal böyle olunca bize anne ve babalara, toplumun önünde örnek alınan kişilere çok iş düşmektedir. Toplumun ve nesillerin yeniden dirilişi için bu yeniden diriliş sürecinde yerli ve milli kaynaklardan beslenmek için çaba göstermek en önemli vazifelerdendir. 


Bu haber 692 defa okundu.

Benzer Haberler

Belediye vatandaşın borcunu yapılandırıyo

Belediye vatandaşın borcunu yapılandırıyo Erbaa Belediyesi, belediyeye borcu olan vatandaşların borçlarını yapılandırıyor. 

Perşembe, Haz.22.2017 - 11:27

ERBAA DA UYUŞTURUCU OPERASYONU

ERBAA DA UYUŞTURUCU OPERASYONU

Erbaa da kapsamlı bir uyuşturucu operasyonu düzenlendi..


Perşembe, Haz.22.2017 - 11:12

Tokat Valisi Merkeze alındı.

Tokat Valisi Merkeze alındı. İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ömer Toraman’ın Tokat Valiliğine, atandığı Valiler Kararnamesi yayımlandı.

Çarşamba, Haz.21.2017 - 10:18

MHP ERBAA İLÇE TEŞKİLATI İFTAR PROGRAMI DÜZENLEDİ

MHP ERBAA İLÇE TEŞKİLATI İFTAR PROGRAMI DÜZENLEDİ Milliyetçi Hareket Partisi Erbaa ilçe teşkilatı İftar programı düzenledi.

Pazartesi, Haz.12.2017 - 02:43

ERBAA BELEDİYESİNDEN İFTAR PROGRAMI

ERBAA BELEDİYESİNDEN İFTAR PROGRAMI

Erbaa belediyesi ilçe halkına iftar yemeği verdi.


Pazartesi, Haz.12.2017 - 01:57

Bu Yazarın Diğer Yazıları

21. YÜZYILDA YAŞAYAN ÇANAKKALE RUHU

  Merhum Akif o ruhu, o vatan mücadelesini, vatanı için, bayrağı için ölmeye koşan o nesli şöyle anlatıyor şiirinde ……………………


Pazar, Ağu.14.2016 - 23:03

ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA DARBE YAŞATMASIN

Benim okuyarak öğrendiğim ve büyüklerimden defalarca dinleyerek acılarını hissettiğim darbe serisi 1960 tan itibaren başlar. Bu ülkede zamanın başbakanının idamı


Salı, Tem.19.2016 - 15:04

ANADOLU’DA KADIN OLMAK

  Kadın her toplumda, her kültürde farklı algılanmakta, farklı değerler verilmektedir. Bazı toplumlarda kadın bir utanç vesilesi sayılırken bazı toplumlarda


Pazartesi, Mar.07.2016 - 20:07

“BAYIR BUCAK” TÜRKLERE ANADOLU

Bu tarife uygun vatan anlayışını şair dizelerinde en veciz bir şekilde şöyle tarif etmektedir.   “Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır.


Pazartesi, Şub.15.2016 - 15:02

OKUMAK BİR DİRENİŞTİR.

Daha da önemlisi de bu zor ve kutsal vazifeyi verdiği ve okuma yazma bilmeyen peygambere gönderdiği ilk vahiy, ilk emir


Cuma, Oca.22.2016 - 15:35

“HAYATIMIZ” KANSER

Hayat canlılık güç hâkimiyet manalarına geldiğini belirtmiştik. Ebedi hayatın öncesi bu dünyadaki hayattan ya da fani hayattan bahsetmek istiyorum. Bu


Pazar, Oca.10.2016 - 15:26

KARAYAKA HALKI BAYIRBUCAK TÜRKLERİNİ YALNIZ BIRAKMADI

Her zaman mazlum ve mağdur insanların yanında olan halkımız bunu bir kez daha ispat etti. İHH nın yardım kampanyasına katılan


Cumartesi, Oca.09.2016 - 15:10

FATİH PROJESİ VE “EĞİTİM”

 “Bugünkü eğitim modelinin, okul binalarının özelliklerinden sınıfta oturma düzenlerine kadar 19. yüzyılda şekillenmiş bir anlayışın ürünü olduğuna işaret ederek, "Sanayi


Çarşamba, Ara.23.2015 - 14:45

21. YÜZYILDA ÖĞRETMEN OLMAK


Salı, Kas.24.2015 - 10:27

SELEHATTİN EYYUBİ KADAR KÜRT, FATİH KADAR TÜRK'ÜZ...

Türk tarihine baktığımızda millet olarak da bin yıldır böyle bir mücadelenin içindeyiz. Bu mücadelenin temelinde her ne kadar hak –


Pazartesi, Kas.23.2015 - 15:18

Yorum Yap
Güvenlik Resmi Resmi Yenile

Yorumlar
Yorum yapılmamıştır.

Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Facebook ile Yorum Yap

Haber, Haberler

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.Buradasınız: Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portali: ERBAA GAZETESİ - Tükiye'nin en kapsamli haber portali: http://erbaagazetesi.com/