Buket Çiçekçilik Erbaa

GAZETELER

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR

  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

ANKET

  • Yeni Açılmış Olan Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz?

21. YÜZYILDA ÖĞRETMEN OLMAK

Salı, Kas.24.2015 - 10:27
PAYLAŞ :
 |  Karakter Boyutu : A- A+


Tekin ÖZGÜL
Tekin ÖZGÜL

Eğitim ve öğretime en uygun canlı, insandır. Ama eğitilmesi zor olan ve en uzun süren de yine insandır. Bu bağlamda atalarımızın “insan yetiştirme sanatı” diye tarif ettikleri öğretmenliğin, çok zor bir meslek olduğu da aşikârdır.

Çünkü insanlık tarihinin en önemli ve ölümsüz mesleklerinden biri olan öğretmenlik, bir ideal, bir gaye ve bir hizmet anlayışıyla toprağa tohum saçmaktır. Bir kuyumcu eline aldığı altın bir külçeyi nasıl zarif bir takı haline getiriyorsa öğretmenler de kendilerine emanet edilen öğrencileri; kendilerine, ailelerine, ülkelerine hatta tüm insanlığa faydalı olabilecek şekilde yetiştirmeye gayret ederler. Daha önemlisi de toplumun temelini oluşturacak nesillere ruh veren, onların kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayan ve onlara yaşamları boyunca ihtiyaç duyacakları bilgi ve becerileri kazanmalarına yardımcı olan, topluma önderlik eden gönül erleridir.

 

İnsan yetiştirme sanatı, yani öğretmenlik, zor bir iş olduğu kadar aynı zamanda kutsi bir meslektir de. İlk emri “Oku” olan, okumaya yani eğitime çok fazla önem veren dinimiz ve onun insanlığa ışık saçan sevgili peygamberi “…..Ben öğretmen olarak gönderildim.” buyurarak peygamberlik mesleğinin öğretmenlik yönünü ve öğretmenliğin kutsiyetini öne çıkarmıştır. Yine öğretmenlik mesleğinin önemini Hz Ali efendimiz “Bana bir harf öğretenin hizmetçisi olurum.” buyurarak farklı açıdan vurgulamış; Yüce Allah: “Hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer suresi, 39/9) buyurmak suretiyle Peygamberimiz (s.a.v.) de “Ya öğreten, ya öğrenen, ya  dinleyen yahut da bunları seven ol. Beşinci gruptan olma, yoksa helak olursun.” buyurarak da öğretmenlik mesleğinin önemini ve toplum içindeki statüsünü en üst seviyede belirlemiştir.

 

Hepimiz biliyoruz ki insanoğlu iyi bir eğitim aldığı takdirde eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en şereflisi) sıfatını en iyi temsil ederken, eğitimsiz kaldığı zaman da belhum adal (hayvanlardan bile aşağı) ya da esfele safilin (aşağıların en aşağısı) mertebelerine düşebilmektedir. Dolayısıyla insanın eğitimi çok önemli, insan eğitimi kadar da öğretmenin niteliği ve toplumun öğretmene ve öğretmenlik mesleğine bakışı da bir o kadar önemlidir. Hele de günümüzün ahlak ve kültür yozlaşmasına karşı hatta insanı iyilikten alıkoyacak onlarca faktöre rağmen öğretmen olmak ve insana eğitim vermek daha da önem arz etmekte ve sorumluluk gerektirmektedir.

 

Hiç şüphesiz ki öğretmenlik, çeşitli meslek alanları içerisinde kendisinden en çok görev ve rol üstlenmesi beklenilen meslek alanlarından birisidir. Başka hiçbir meslek dalı yoktur ki, bu denli çok rolü taşımak zorunda olsun. Çünkü Öğretmen; eğitim sisteminin en önemli öğelerinden biridir. Dolayısıyla eğitim sürecinin en önemli unsuru olan öğretmenin nitelikli olması sorumluluklarını bilmesi çok önem arz etmektedir. Zira sistemi oluşturan bütün öğelerin, yetiştirilecek nesillerin daha yaratıcı ve verimli olması ve sağlıklı toplumların oluşması için nitelikli ve sorumluluk bilinci yüksek öğretmenler olmazsa olmazlardandır. Bu nedenle daha nitelikli öğretmene daha çağdaş öğretim programlarına, daha uygun ortamlara,  daha kaliteli yönetime gereksinim vardır.

 

Özellikle günümüzün nesillerinin eğitim ihtiyaçlarına cevap verebilecek 21. Yüzyıl’ın öğretmeni daha nitelikli olmak zorundadır. Bilginin sürekli kendini yenilediği çağımızda yirmi bir yıl öncesi aldığımız diploma ile kendimizi yenilemeden, geliştirmeden yirmi bir yıl sonrasının nesillerini yetiştirme gayreti boşa bir çaba olmaktan öteye gitmeyecektir. Yani 20. Yüzyıl’ın bilgi ve donanımı 21. Yüzyılda işe yaramamaktadır. Bu çağda günümüzün bilgi teknolojisi toplumunda öğrencileri geleceğe hazırlayabilecek yeterlilikte ve kendi alanına hâkim olmadan başarılı olabilmek hayal olur. Bu çağda başarılı olabilmek ya da bu çağın öğretmeni olabilmek için her şeyden önce öğrenciyi tanıma becerisine sahip, çocukların ilgi istek ve beklentilerine göre ders etkinliklerini planlayabilen, öğreteceği konunun özelliğine göre öğretim yöntem ve tekniklerini kullanabilen nitelikte olmak gerekir. Hatta bu bile yeterli olmayıp kuşak çatışması sorununu en aza indirgeyip öğrenciler ile sağlıklı iletişim kurabilen, öğrenme ortamını öğrencilerin ve konuların özelliklerine uygun hale getirebilen, öğrencilerin derse aktif katılımını sağlayacak nitelikte olmalıdır. Günümüz öğretmeni mesleki gelişmede çağdaş öğretmen sorumluluklarını ve özlük haklarını, mesleği ile ilgili kanun, yönetmelik ve tüzükleri, bilgi toplumu içindeki yerini ve önemini bilen öğretmen olması gerekir.

Tüm bunların yanında 21. Yüzyıl’ın öğretmeni sosyal çevresiyle ilgili olarak sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin hazırlanmasında etkin rol almalı, okul ve diğer kurumlar arasında koordinasyonu sağlamalı ve eğitim sistemindeki aksaklıkları belirleyerek çözüm yolları önerebilmelidir. Ayrıca bu yüzyılın öğretmeni giyim kuşamına dikkat etmeli, yeni fikirler üretebilmeli ön yargılı olmamalı, kendini sürekli geliştirmeli, mesleğini ve çocukları sevmelidir. 21. yüzyılın çağdaş öğretmeni demokratik değerlere ve insan haklarına saygılı olmalıdır.

21. Yüzyılda öğretmen olmak çocukları kendi çağımıza göre yetiştiren değil onların çağına göre yetiştiren olmaktır. Bu bağlamda Hz Ali’nin “ Çocuklarınızı kendi yaşadığınız zamana göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin” sözü konuyu en doğru şekilde özetlemektir. Yani 21. Yüzyılda öğretmen olmak demek 22. Yüzyılın neslini yetiştiren adam olmak demektir. Bunun için de 21. Yüzyıl’ın öğretmeni, bilgisayar literatüründen tarif edecek olursak öğretim programının versiyonunu sürekli yükselten ve kendisini donanım ve özellik açısından sürekli yenileyen öğretmendir.

Kendi bilgi, beceri ve yeterliliklerini geliştiremeyen öğretmen, çağın gerisinde kalmakta ve eğitim ve eğitimcinin sorunları da sürekli artmaktadır. Zaten günümüzün en önemli eğitim ve öğretmenin statüsü sorununun temelinde bu yatmaktadır. Şahsi niteliğiniz arttığı müddetçe toplumdaki yeriniz ve değeriniz de artmakta ve aranan adam konumuna yükselmektesiniz. Aksi takdirde sıradan olmanın ötesine geçilememektedir.

21. Yüzyıl bilgi çağı olmasının yanında dijital bir çağdır da. Bu yüzyıl teknolojinin her alanda kullanıldığı ve herkesin kullandığı bir dönemdir. Sınıflarda akıllı tahtalar yerini alırken, öğrenciler dijital araç gereçleri, tablet, vb araç gereçleri kullanırken onları yetiştirecek öğretmenin bu sürecin dışında kalması, eğitim ortamına teknolojiyi taşıyamaması da bir ülke gerçeği olmasının yanında 21. Yüzyılda öğretmen olma ve öğretmenin sosyal statüsünü de etkileyen en önemli faktör olmaktadır. Ünlü Amerikalı yazar Alvin Toffler diyor ki: “ Günümüzün cahili okuma yazma bilmeyen değil, bilgiye nasıl erişeceğini bilmeyendir” hal böyle olunca öğretmenin tanımı ve rolü tamamen değişiyor ve bu bağlamda toplumdaki öğretmen statüsü de yeniden belirleniyor. Neden derseniz çünkü bilgi çağında, teknolojinin hayatın her safhasında kullanıldığı bir zamanda bilgisini ve kendisini yenileyemeyen, teknolojiye fersah fersah uzak olan bu yüzyılın öğretmeni olabilir mi?

Özet olarak 21. Yüzyıl’ın öğretmeni olabilmek için; sorun çözme becerisine sahip, teknolojiyi kullanabilen, öğrencisi ve velisiyle olumlu ilişkiler kurabilen kişi olmak gerekir. Bu da yetmez bu yüzyılın öğretmeni olmak için sınıf ve okulu tüm imkânları kullanarak aktif bir öğrenme ortamına dönüştürmek ve en önemlisi sürekli öğrenmeyi bir ilke olarak benimsemek ve bu çerçevedeki tüm rolleri üstlenerek toplumun çok yönlü gelişmesine katkıda bulunan bir vatandaş olmak gerekmektedir.


Bu haber 891 defa okundu.

Benzer Haberler

Belediye vatandaşın borcunu yapılandırıyo

Belediye vatandaşın borcunu yapılandırıyo Erbaa Belediyesi, belediyeye borcu olan vatandaşların borçlarını yapılandırıyor. 

Perşembe, Haz.22.2017 - 11:27

ERBAA DA UYUŞTURUCU OPERASYONU

ERBAA DA UYUŞTURUCU OPERASYONU

Erbaa da kapsamlı bir uyuşturucu operasyonu düzenlendi..


Perşembe, Haz.22.2017 - 11:12

Tokat Valisi Merkeze alındı.

Tokat Valisi Merkeze alındı. İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ömer Toraman’ın Tokat Valiliğine, atandığı Valiler Kararnamesi yayımlandı.

Çarşamba, Haz.21.2017 - 10:18

MHP ERBAA İLÇE TEŞKİLATI İFTAR PROGRAMI DÜZENLEDİ

MHP ERBAA İLÇE TEŞKİLATI İFTAR PROGRAMI DÜZENLEDİ Milliyetçi Hareket Partisi Erbaa ilçe teşkilatı İftar programı düzenledi.

Pazartesi, Haz.12.2017 - 02:43

ERBAA BELEDİYESİNDEN İFTAR PROGRAMI

ERBAA BELEDİYESİNDEN İFTAR PROGRAMI

Erbaa belediyesi ilçe halkına iftar yemeği verdi.


Pazartesi, Haz.12.2017 - 01:57

Bu Yazarın Diğer Yazıları

21. YÜZYILDA YAŞAYAN ÇANAKKALE RUHU

  Merhum Akif o ruhu, o vatan mücadelesini, vatanı için, bayrağı için ölmeye koşan o nesli şöyle anlatıyor şiirinde ……………………


Pazar, Ağu.14.2016 - 23:03

ALLAH BU MİLLETE BİR DAHA DARBE YAŞATMASIN

Benim okuyarak öğrendiğim ve büyüklerimden defalarca dinleyerek acılarını hissettiğim darbe serisi 1960 tan itibaren başlar. Bu ülkede zamanın başbakanının idamı


Salı, Tem.19.2016 - 15:04

SEKSENLERDEN SONRA BİR NESİL YETİŞTİ.

Seksenlerden sonra dünya düzeni hayal edilemeyecek kadar değişikliğe uğradı. İki kutuplu dünya yerini tek eksenli dünyaya bıraktı. Tabi ki bu


Perşembe, May.05.2016 - 12:51

ANADOLU’DA KADIN OLMAK

  Kadın her toplumda, her kültürde farklı algılanmakta, farklı değerler verilmektedir. Bazı toplumlarda kadın bir utanç vesilesi sayılırken bazı toplumlarda


Pazartesi, Mar.07.2016 - 20:07

“BAYIR BUCAK” TÜRKLERE ANADOLU

Bu tarife uygun vatan anlayışını şair dizelerinde en veciz bir şekilde şöyle tarif etmektedir.   “Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır.


Pazartesi, Şub.15.2016 - 15:02

OKUMAK BİR DİRENİŞTİR.

Daha da önemlisi de bu zor ve kutsal vazifeyi verdiği ve okuma yazma bilmeyen peygambere gönderdiği ilk vahiy, ilk emir


Cuma, Oca.22.2016 - 15:35

“HAYATIMIZ” KANSER

Hayat canlılık güç hâkimiyet manalarına geldiğini belirtmiştik. Ebedi hayatın öncesi bu dünyadaki hayattan ya da fani hayattan bahsetmek istiyorum. Bu


Pazar, Oca.10.2016 - 15:26

KARAYAKA HALKI BAYIRBUCAK TÜRKLERİNİ YALNIZ BIRAKMADI

Her zaman mazlum ve mağdur insanların yanında olan halkımız bunu bir kez daha ispat etti. İHH nın yardım kampanyasına katılan


Cumartesi, Oca.09.2016 - 15:10

FATİH PROJESİ VE “EĞİTİM”

 “Bugünkü eğitim modelinin, okul binalarının özelliklerinden sınıfta oturma düzenlerine kadar 19. yüzyılda şekillenmiş bir anlayışın ürünü olduğuna işaret ederek, "Sanayi


Çarşamba, Ara.23.2015 - 14:45

SELEHATTİN EYYUBİ KADAR KÜRT, FATİH KADAR TÜRK'ÜZ...

Türk tarihine baktığımızda millet olarak da bin yıldır böyle bir mücadelenin içindeyiz. Bu mücadelenin temelinde her ne kadar hak –


Pazartesi, Kas.23.2015 - 15:18

Yorum Yap
Güvenlik Resmi Resmi Yenile

Yorumlar
Yorum yapılmamıştır.

Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Facebook ile Yorum Yap

Haber, Haberler

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.Buradasınız: Türkiye'nin En Kapsamlı Haber Portali: ERBAA GAZETESİ - Tükiye'nin en kapsamli haber portali: http://erbaagazetesi.com/