bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort escort bayan istanbul escort escort istanbul şişli escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort diyarbakır escort sakarya escort
porno izle porno porn izle türkçe porno türbanlı porno
Bugun...


ahmet duman

facebook-paylas
YERELİN EN ÖNEMLİSİ OLMAK
Tarih: 26-02-2019 15:17:00 Güncelleme: 26-02-2019 15:20:00


İnsanoğlu tarih boyunca doğru dürüst bir tanımlamanın içine aklı oturtamamıştır. Bu yüzdendir ki akıl, sürekli olarak raydan çıkıp sonra tekrar rayına sokmak için çalışılan bir kısırdöngü çarkına dönüşmüştür. Aklı nasıl kullanması gerektiğiyle ilgili başından itibaren sistematik bir beceri eğitimi alamayanlar ise işin kestirme yolu olan kurnazlığı icat etmiştir. Kurnazlık “doğru olmayanı “doğru” imiş gibi göstererek, kendi çıkarı için “doğrunun peşinde olan aklı” yanıltma çabalarının tümüdür. Belirli bir süreç içinde kendi kendisiyle çelişkilere düşüp iflas etmeye mahkûm olmuştur.

Yaratıcı akıl” ile “doğruyu bulma” atılımlarından yoksun toplumlarda, kurnazlık ağır basar. Ve ortaya, önüne gelenin gözünü boyamaya kalktığı bir hokkabazlık panayırı çıkar. Böylesine bol tepişmeli bir sıçan yuvasında ise ne güven, ne huzur, ne de doğrulara dönük rahatlamalar olur. Karşılıklı kurnazlıklar, hemen herkesi mantıklı düşünememe bataklığına çekerek iki tarafı da aynı ölçüde bir yaşam felcine uğratır. Bir sonraki boyutta ahlaki ve karakteristik çöküşler kaçınılmaz olur. Artık bir ömür boyu bu kısırdöngü kendi kafasının içinde bir zindana çoktan dönüşmüştür.

Böyle küçük yerellerde; Zenginleştirilmiş eğitim ve kariyerle donanamamış yurdumun insanı ne yazık ki kısır kalmış düşüncelerini ortaya koyduğu yaşantısını kurnazlık kolaycılığıyla sarmalanmak zorunda kalmıştır. Sonuçta kıçı açık daldan dala sıçrayan çita yavruları gibi kendine has kokusu ve aromasıyla daracık yeni bir yaşam alanı oluşturmuştur.

 

Tüm bu olup bitmeler sarmalında yerelin önemlisi olma debelenmesi ortaya çıkmaktadır. Bu şekilde hedefe ulaşma hırsı bitmez tükenmez bir hal alan zavallı hem şehrim, kimlik ve statü açlığıyla üç beş zembereği kurulmuş saat gibi hareket eden tayfanın üflemesiyle oluşan gazla kendisini uçan halıda görme duygusuna çoktan kapılmaya başlamıştır. Bu şekilde daracık alanda palazlanan sözde yerelin önemlileri, artık birbirlerine belden aşağı vurarak tek ayağıyla yeri tırmalayan kediler gibi kendine bir ihtiyaç alanı oluşturma çabasına girmişleridir. Fakat buda ona yeterli bir doyum ve uyum kapısı açamamıştır. Olay daha da abartılarak bu sefer de raf ana kalkmış kafa kafaya yarışan ağzında torbayla burunlarından soluyan ayağında nalı kırık atlar gibi ne kazanacağını bilemeden toz duman içinde çoktan birbirini boğmaya başlamışlardır. Bir anlamsız hırsa bürünen bu sözde yerelin önemlisi olma açlığı içinde yaşayan kof idik tipler; en öne geçme en önemli olma hasletiyle sürekli birbirinin eksiklerini kusurlarını aramaya, çamur atmaya ve sürekli itibarsızlaştırmaya kalkarak kendi karakter ve ahlaki yapısını ateşe verdiğini fark bile edememişlerdir.

Belli bir alt yapıyla sağlıklı ve bilinçli bir şekilde yetişemeyen kişilikler, zenginleştirilmiş bir ortamda olamadıklarından, kendini güvende hissetmek için mutlaka bir gruba ya da öbekleştirilmiş kategori kayık çığına binmek zorunda kalmıştır. Bu cılız karakterler sonradan liyakat planlı ve programlı dönemlere yayılmış mesleki ve yaşamsal tecrübe eleklerinden sabırla geçememişlerdir. En sonunda ne hikmetse sonuç hep hüsran hep olumsuz hep dibe vuruş kaçınılmaz olmuştur.

Bu şekilde çoğalan tipolojik vaka insanları zamanla sayısı sürekli artmaya başlamıştır. Bu insanlar neden se hep olumsuzluklarda yazgılarından yakınırlar da, akıllarından yakınmazlar? Sorusu akıllarda oluşmaya başlamıştır. Çünkü birincisinin varlığına inandıkları kadar, ikincisinin varlığına inanmazlar da ondan. Başına hep iyi bir şey geldiğinde başarılı olduğunda statü kazanıp yerelin önemlisi haline geldiğinde kendi aklını, istemediği başaramadığı ya da tepe takla olduğunu sandığı durumda ise trajikomik bir şekilde kaderini yazgısını direk hedef tahtası olarak görmüştür. Âmâ aklını kullanma yetisiyle donanmış şahıslar başarısızlığı her bir yaşam zenginliğini bir sonrası için fırsat sırası değerlendirmesi görmüştür. Büyük insanların özgün icat ya da başarısı hep böyle olmuştur. Çünkü yazgıyı algılamak öncelikli bir evrensel terbiye, ardından etkin özgün bir eğitim gerektirmektedir. Süregelen yaşam döngüsünde bireyler felsefi, ahlaki sanatsal ve kültürel zenginlikle yoğrulup harmanlanmışsa, tüm yaşamı boyunca her oluş ve davranış biçimine dini eğitim mutlak serpiştirilmemişse üstte bahsedilen olumsuzluklar kaçınılmaz olması çok doğal görülmelidir.

Burada birde kendini kaybetmeden yaşamak zorunda olan asıl yoksunluğun içsel eksiklik olduğunu fark eden sürekli kendini yenileme ve yeşertme çabasında olan insanlar vardır ki; onların stratejisi ahmaklık ediyormuş gibi mütevazıca inziva hayatı sürmektir. Her bir şeyden habersiz gibi görünerek kimseye toslamadan edepli ve saygın olmayı kıstas olarak belirleyip, yetinmesini bilerek herkesten çok daha başarılı olmalarıdır. Ahmaklık kendini göstermek için ön sıraya geçmiş. Akıl ise her şeye daha geniş açıdan bakmak ve her şeyi görmek için arka sıraya yerleşmiştir insan ömrünün her döneminde…

.



Bu yazı 2159 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI