Bugun...


Gülay Uzun

facebook-paylas
TOKAT’A GİTMEK- ONU GÖRMEK, TANIMAK, ÖĞRENMEK,BİLMEK, SEVMEK-GEREK
Tarih: 31-12-2018 12:40:00 Güncelleme: 31-12-2018 12:55:00


Yaklaşık iki yıl evveldi, Erbaalı birkaç arkadaşla sohbet ederken Tokat’taki Atatürk Evi’nden bahsetmiştim. Tokat’ta Atatürk Evi olduğunu hepsi ilk defa duyuyordu. Açıkçası onların bu konudaki şaşkınlığına ben daha çok şaşırdım. Atatürk bu topraklara defalarca gelmişti, kaldığı konak da Atatürk Müze Evi olarak ziyarete açıktı.

Madem buralıyız toprağımızın önemini, burada yaşanmış tarihi hadiseleri, kıymetli Tokatlı atalarımızı bilmemek hakikaten üzücü değil miydi? Cengiz AYTMATOV bir romanında “Atalarını tanımayanlar kısa zamanda yozlaşırlar.” diyordu.

Tarihine bakınca kentimizin yaklaşık 6000 yıllık geçmişiyle, birçok medeniyete ev sahipliği yapmasıyla görkemli duruşunu görürüz. İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY’ un kıymetli annesi Tokatlıdır. Türk şiirinin iki önemli şairi Niksar’da yan yana kabirlerde yatmaktadır: Erzurumlu Emrah ve Cahit KÜLEBi.

Cahit KÜLEBİ kadar özlem ve sevgiyle Tokat’ı anlatan başka bir şair var mıdır, bilemiyorum. O yanı başımızda Niksar’dadır.

Danişment Gazi de yine Niksar’ın sonsuz uykudaki sakinlerindendir. Sultan Alparslan’la birlikte Malazgirt Savaşında yer almış cesur bir komutan, Danişmentliler Beyliğinin güçlü beyidir. Halkın sevip saydığı, cesareti, bilgisi ve kahramanlığının anlatıldığı ve kendi adıyla anılan bir destanı da olan Melik Danişment Gazi.

Roma İmparatoru Julius Sezar dünyaca ünlü sözü "Veni, vidi, vici.(Geldim, gördüm, yendim.)" i Zile Kalesi’nde hezimete uğrattığı Pontuslar için söylemiştir.

Geleneksel Karagöz Oyununun son iki temsilcisinden biri olan Kemal ATANGÜR Tokat’tadır ve geleneksel Türk tiyatrosunun önemli parçası Gölge Oyununa emek vermeye devam etmektedir. Tokatlı tüm çocukların, gençlerin bu büyük hazineyi duyması, bilmesi ve izlemesi mümkün olsa; ne güzel olurdu. Belki sanatçımızı ilçemize davet ederiz, Kültür Merkezi’nde bir gösterisi olur?

Pek çok zanaat tarihin içinden geçip gelmiş, ustaların vefası sayesinde kentimizde yaşatılmaya devam etmektedir. Özellikle Taşhan bu zanaat ürünlerini kolayca görebileceğiniz, oturup tarihi teneffüs edebileceğiniz havasıyla capcanlı durmaktadır.

Anadolu’nun en görkemli Mevlevihane’si, zarif Tokat Saat Kulesi, tavan işlemeleri ve süslemeleriyle ünlü Latifoğlu Konağı, Tokat Kalesi, Ali Paşa Camisi ve Hamamı, Ulu Cami, Behzat Sokağı, Behzad-ı Veli Cami, yine süslemeleriyle Akça Kasabası’ndaki Silahtar Ömer Paşa Camii, Taşhan’ı, Yağıbasan Medresesi… Velhasıl kelam camileri, medreseleri, tarihi evleri, hamamları, hanları, müzeleri ile görülmeye değer bir açık hava müzesidir memleketimiz. Tek tek tüm eserleri sayamıyorum, ancak ilk akla gelenleri bile gezip görmek, bu mekânlarda zaman geçirmek şehrimizin kıymetini anlamaya yetecektir.

Doğal zenginliklerini saymıyoruz bile. Ballıca Mağarası başta olmak üzere akarsuları, bağ- bahçe, yayla ve ovalarıyla gönül çelen güzelliktedir. Türküde dendiği gibi: “Tokat bir bağ içinde/ Gülü bardağ içinde…”

Türk’ün alp ruhu, asker fıtratı Tokat’tın en çok şehit veren illerden olması- şehit sözcüğü yüreğimizi yaksa da -ile de kendini gösterir. Gazi Osman Paşa’nın torunları vatan denilince en önlerde olmaya devam ediyor.

Dolayısıyla Tokat, Hz. Mevlana’nın "Tokat'a gitmek gerek, çünkü Tokat'ta insan ve iklim mutedil ( ılımlı, ılıman)" diye övdüğü, bu övgüyü de hak eden bir şehirdir.

Tarihi, sanatı, toprağı böyle zengin bir memleketin evlatları olarak Tokat’a dönüp bir geri bakmak; onu fark etmek, öğrenmek, tanımak ve tanıtmak gerekiyor kanımca.

Cahit KÜLEBİ’ yi rahmetle anıp şiirini de buraya yazmadan olmazdı sanırım. Saygılarımla…

TOKAT’A DOĞRU

Çamlıbel’den Tokat’a doğru

Tozlu yolların aktığı ırmak!

Ben seni çoktan unuttum;

Sen de unuttun mu, dön geri bak.

 

Atların kuyruğu düğümlü,

Bir yandan yağmur yağar, ıslak;

Bir yandan hamutlar şak şak eder,

Bir yandan tekerler döner, dön geri bak.

 

Orda, derenin içinde

İki üç akçakavak,

Tekerler döner, başım döner,

Kavaklar yeşeriyor dön geri bak.

 

Orda, derenin içinde

İki üç çırılçıplak

Alçacık damı düşündükçe

Gözlerim yaşarıyor, dön geri bak.

 

Irmaklar gibi uzaklaşır

Bir türkü kadar uzak

Tekerler iki çizgi bırakır,

Hamutlar şak şak eder, dön geri bak.

Cahit KÜLEBİ



Bu yazı 1535 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI