Bugun...


Nuri YILDIRIM

facebook-paylas
SAYGI VE HOŞGÖRÜ ZAMANI
Tarih: 24-04-2019 14:12:00 Güncelleme: 24-04-2019 14:12:00


 

          İnsanlığın gelişiminde   rol oynayan temel değerlerden biri de hoşgörüdür. Nice düşünürler sevgi ve hoşgörünün tanımını yapmış, bu topraklarda insanlığın ruhunu ilmek ilmek örmüşlerdir. Hoşgörü içten gelen , oldukça kalbi ve samimi bir duygunun tezahürü iken, Fransızca kökenli olan tolerans ise  tahammül edebilmeyi ifade eder .Bir anlamda hoşgörü saygı duymayla , tolerans ise saygı göstermekle ilintilidir. Hoşgörü, saygılı ve nazik olmayı  bazen de güler yüzlü ve tebessümlü olmayı gerektirir. Örneğin, bir şey isterken rica etmek, lütfen kelimesini kullanmak , haksız iken özür dilemek insanı daha değerli kılar.

      Toplum halinde yaşamanın gerektirdiği en önemli ihtiyaçlardan biri de hoşgörüdür. Hoşgörüye sahip bireylerin yetişmesi; kucaklaşmayı, toplumsal huzur ve barışı da  beraberinde getirecektir. Maalesef kamusal bir sorumluluk olan hoşgörüyü  mumla arar hale geldik . Hoşgörü, aynı zamanda  farklı düşüncelere ve siyasi görüşlere de   saygılı olmayı  öğretir. Siyasi aktörler hoşgörülü davranışlar sergileyerek  her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz  birleştirici ve bütünleştirici  iklimi, ülkede hakim kılmak zorundadır. Maalesef toplumsal barışa ve huzura katkı sağlamayan söylemler  şiddet ve  öfkeye sebep olmuş , ülkemize zarar vermekten başka hiçbir işe yaramamıştır. Hepimiz biliyoruz ki beşeriyetin  hamurunda sevgi, suyunda ise hoşgörü hakimdir. Ülkemizin dünyada büyük ve etkili bir güç haline gelmesi için   hoşgörüye su ve nefes kadar ihtiyacımız olduğunu herkes iyi bilmelidir.

        Konu hoşgörü olunca, Mevlana Celalettin-i Rumi, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli ,Pir Sultan Apdal, Nasrettin Hoca gibi nice gönül insanlarını da unutmak mümkün değildir. Hacı Bektaş-ı  Veli ne güzel söylüyor.

Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda,

Bülbüller şevke  gelir, gül açar bağımızda,

Hırslar, kinler yok olur, aşkla meydanımızda,

Aslanlar ceylanlar, dosttur kucağımızda.

diyerek Anadolu topraklarına hoşgörü tohumunu ekmiştir.

    

Gönül insanı Mevlana ise   yaşamı boyunca kibir , gurur ve nefretten uzak durmuş  kainatı kucaklayan insan sevgisi  ve hoşgörüsü ile tüm insanlığın dikkatini çekmeyi başarmıştır. insanlığa şöyle seslenmektedir:

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,

Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol,

Hoşgörülükte deniz gibi ol,

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol!

       

           Sonuç olarak hoşgörü, insanlığı kucaklaştıracak, gerginlik ve husumet yerine  barış ve sevginin  egemen olduğu bir ortamın yaratılmasına vesile  olacaktır. Hoşgörüsüzlük ise ,  kavga , nefret ve tahammülsüzlük fitilini ateşleyecek ve toplumsal barışı zedeleyecektir. Vatanını seven herkesin hoşgörüye  sımsıkı sarılması elzemdir.    



Bu yazı 1344 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI