Bugun...


tekinözgül

facebook-paylas
DEĞERLER IŞIĞINDA KİMLİK İNŞAASI
Tarih: 12-02-2019 09:14:00 Güncelleme: 12-02-2019 09:19:00


Kimlik, kim olduğuna karar vermektir..

 

Kimlik, kişinin var oluşunun ifadesidir. Kendini nasıl gördüğünü tanımlamasıdır. Bireyin kendi farklılığını ortaya koymasıdır. Kimlik bütün şartlarda sahip olunan niteliklerin toplamıdır. Bir kişi ya da toplumu kendisi yapan ve diğerlerinden ayıran niteliklerin tamamıdır. Yani kimlik beni ben yapan değerlerin toplamıdır. Kimlik aynı zamanda kişinin resmidir. Toplum içindeki adresidir. Kimlik kavramı bir değerler manzumesidir. Bir kimseye, kimliksiz demek, değerlerden yoksun, adeta içi boş bir nesne anlamına gelir..Kimlik taşıyana özgünlük ve öznelik kazandırır..İslami kimlik kuru bir iddia olmaktan öte kuşatıcı bir program ve hayatı İslamileştirmeye yönelik bir çıkıştır.

 

Benlik;İnsan oğlunun ben neyim,nereden geldim, nereye gidiyorum sorularını içerir. İnsanı ben merkezcilikten kurtaran şey kimliktir. Kim ve ne olduğumuzun açıklığa kavuşabilmesi için önce kendimizi fark etmemiz,farkımızı ortaya koymamız, farkındalık bilinci kazanmamız gerekiyor. Hem kendimize ait olanı hem de ait olduğumuz bütünü bilmektir.

 

Kimlik aslında kul olmakla başlar. Bizim inanç değerlerimize göre tüm peygamberler kul olabilme yönündeki kimliği doğrulama ve sunma amacına yönelik tebliğlerini yapmışlardır. Biliyoruz ki ilahi değerlere ve emirlere ilk başkaldıran ve ilk kimlik faciasının faili iblistir. O saatten sonra da hak ve batıl ekseninde kimlik bulma savaşı başlamıştır. O günden beri kim olduğumuz, ve nerede durduğumuz soruları her zaman insan oğlunun gündeminde olmuştur. Çünkü neci ve nereli olduğumuz önemli değil,kim ve ne olduğumuz daha önemlidir.

 

Kimlik sorunu çözülemediği zaman insanın kaybolma ve varoluşunu sürdürememe riski ortaya çıkmaya başlıyor. Çünkü kimlik insanın kendisini tanımlaması ve konumlandırmasıdır. Hangi değerler dünyasına ait olduğunu göstermesidir. Yine insanın kendisini koruma ve tanıtması da kimlik üzerinden gerçekleşir.

 

Kim olduğumuz noktasında bizim rotamızı inancımız ve inancımızdan kaynaklanan değerlerimiz çizmektedir.Hülasa İslami kimlik bizim durduğumuz noktayı ve bulunduğumuz konumu belirleyen unsurların en başında gelmektedir. İslami kimlik basit bir etiket olmaktan öte, bir hakikatin tespit ve tecellisinden ibarettir. İslami kimlik bir kılıf değil, onurlu bir duruş ve sahici bir var oluştur. En önemlisi de İslami kimlik sadece bir iddia olmaktan ibaret değil, kuşatıcı bir program ve hayatı İslamileştirmeye yönelik bir çıkıştır.

 

Toplumu oluşturan fertlerin kimlik krizi yaşadığı günümüzde  İslami kimliğin en güzel ve en güçlü ifade edilmesinin, savunulmasının ve yaygınlaştırılmasının önemli olduğu kanaatindeyiz. Çünkü en büyük tehlike kimlik krizidir. Müslümanlar olarak kimlik bulanıklığının ve buharlaşmasının bunaltıcı baskısı altındayız. Bu gün kimliği yozlaştıran, değerleri dejenere eden, insanları sisteme entegre eden, egemenlerin kuşatması altında bunalan insanlar, içine kıstırıldıkları kimlik cenderesinden kurtulmanın yollarını arıyorlar.

 

Yüzyıllar önce Yunus Emre "İlim İlim Bilmektir. İlim Kendin Bilmektir. Sen Kendin Bilmezsen Bu Nice Okumaktır." derken aslında kimliğin, kim olduğunu bilmenin önemini vurguluyordu. Evet biz kimiz? Batıya hayranlık duyarken değerlerini yitirmiş, batının gözünde zelil barbar bir Asyalı mı? Yoksa bin yıldır değerleriyle var olup yükselmiş ve dünyaya medeniyet ışığını yaymış İslami kimliği ile konumunu tayin etmiş şanlı bir geçmişin bakiyesi miyiz? Cemil Meriç bizin kimliğimizi tayin etmede özendiğimiz Batı için şöyle demektedir. "Batı, kendi hakikatimizi çarpıtarak bize gösteren bir aynadır. Ancak biz bu aynanın gerçeği çarpıttığının farkında değilizdir ve kendimizi bu aynadaki hayale göre inşa etmeye çalışıyoruzdur. Bu durumun farkında olan kaç kişi vardır. " Kimlik tayin etmede örnek aldığımız batı için Meriç’in bize dair sarf ettiği ve en meşhur cümlelerinden biri de “Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız; Osmanlı, yani İslam. Karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın” cümlesidir. İşte tüm bunlar bize kim olduğumuz noktasında konumumuzu tayin etmede pusulamızın İslami değerlerimiz, inançlarımız olması hususunu işaret etmektedir.

 

Egemenleri tedirgin eden kimlik İslami kimliktir. İslami kimliği sindirme ve suçlama kampanyalarının temelinde asimilasyon algısı yatmaktadır. Tepkisiz, ruhsuz, aşksız, uyumlu, uysal, kimliksiz, köle bir kitle inşaa etme gayretidir. Halbuki kimse kimliğini inkar ederek kimseye yaranamaz. İslami değerlerimizden bağımsız tasarlanmış, seküler kimliklerin toplumları köleleştirdiğini de haykırmak gerekir.Vahyin berraklığı ile şekillenen kimlik, yeryüzünün imarına, toplumların ıslahına ve yeni dünyanın inşasına talip bir kimliktir. Bu kimliğin kalkış noktası hıradır. Hedefi tüm insanlık.

 

Bizi biz yapan, dünyaya hakim kılan değerlerimizle şekillenmiş bir kimlik inşaası ve bu kimlikle inşaa edilmiş, izzet ve şeref sahibi bir toplum, bu toplumda hayatını idame ettiren kimlikli bireyler yetiştirmek hepimizin en büyük vazifesidir.

 

Kaynak: Cemil Meriç, Kültürden İrfana

Ramazan Kayan, Vahyin Gölgesinde Kimlik İnşaası



Bu yazı 1952 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI