Bugun...


tekinözgül

facebook-paylas
DEĞİŞEN SEÇMEN PROFİLİ VE DEĞİŞEN SEÇMEN TERCİHLERİ
Tarih: 02-02-2019 10:47:00 Güncelleme: 03-02-2019 20:33:00


Halk iradesinin yönetime yansımasını sağlayan demokrasinin en önemli unsuru seçimlerdir. Toplumları oluşturan bireyler kendilerini yönetecek liderleri ya da örgütleri seçim yoluyla belirlerler. Dolayısıyla seçim, günümüz çağdaş demokrasilerinde en yaygın olarak kullanılan kavramlardan biridir. Bireylerin seçim olgusunu, iktidarların icraatlarının ve politikalarının onaylanması ya da onaylanmaması anlamında kullandıkları görülmektedir. Bütün seçimlerin neticelerini seçmenlerin davranışları etkilemektedir. Seçmen davranışı kavramı ise yeni olmayıp, çok eski bir araştırma konusudur. Bilhassa akademik çalışmalarda oyların istatiksel incelenmesi ve oy kaymalarının hesaplanması çalışmalarının yanında bu kavram, iletişim sürecini içeren bir kavram ya da bireysel psikoloji sürecinin analizini, siyasal eylemle ilişkisini ve tüm bunların seçimler üzerindeki etkisini de içermektedir. Bundan dolayı seçmen davranışının karmaşık bir olgu olduğu söylenebilir. Seçmen davranışıyla ilgili çalışmalar, son 30 yıldır özellikle demokratik seçim kültürünün yerleştiği ülkelerde hızlı bir biçimde gelişmiştir.

 

Türkiye’de seçmenlerin davranışlarını irdelediğimizde seçmen tercihlerinin özellikle son yıllarda gözle görülür bir değişime uğradığı gözlemlenir. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl Türkiye’sinde seçmenlerin tercihlerini etkileyen çok çeşitli unsurlar göze çarpmaktadır. Seçme ve seçilme yaşının 18. e indirilmesiyle birlikte yeni genç seçmenlerin seçimler üzerindeki etkisini artırmış ve liderlerin yönetim ve seçmene bakış anlayışını da bu oranda değişmiştir.  Türkiye’de seçmen davranışına etki eden faktörlere ilişkin araştırmaların son dönemde arttığı söylenebilir. Fakat genç seçmen davranışına ilişkin araştırmaların sayısı oldukça az olması bu konuda yapılacak çalışmaların önemli konuma getirmektedir.

 

Yirminci yüzyıl inanın yaşam biçimi, hayattan beklentileri ve toplumun sosyolojik yapısı seçimlerde seçmenlerin daha tutucu ve ideolojik olmalarına sebep oluyordu. Toplumun sosyolojik yapısı, yaşanılan olaylar seçmenleri psikolojik olarak etkiliyor, seçmeni lidere ve partiye daha bağımlı hale getirebiliyordu. Yirmi birinci yüzyılın başında günümüze bakıldığında artık seçmenin seçim parametreleri değişmiş, daha doğrusu değişen seçmen profili seçmenlerin tercihlerini de değiştirmiştir. Özellikle 30 yaş altı seçmen ile 30 yaş üstü seçmenin tercihi çok farklılık göstermesine rağmen özellikle genç seçmenlerin ya da kamuoyunun yapısı seçmen davranışlarını ve tercihlerini etkileyebiliyor.   

 

Avrupa ülkelerine göre genç nüfusu fazla olduğu Türkiye gibi ülkelerde, genç seçmen davranışı, özellikle siyasal partiler için daha da önem kazanmaktadır. Bu anlamda, özellikle genç seçmenlerin konulara bağlı olarak eğilim, tutum ve davranışlarının iyi analiz edilmesi siyasi partiler açısından kritik değerdedir. Siyasal partilerin temel amacı, iktidarda kalmaksa bunu sağlayabilmek için de var olan seçmen beklentilerini iyi analiz etmek suretiyle seçmen tabanını yeni seçmenler kazanarak genişletmek durumundadır. Bu açıdan ancak genç seçmenin görüşleri temel alınarak yapılan analizleri içeren bu konuda yapılan çalışmaları değerlendirip bu yönde politikalar oluşturan siyasal partilerin önümüzdeki yıllarda yönetimde kalma olasılıkları artacaktır.

 

Hepimizin bildiği gibi oy verme, siyasal bir davranıştır. Bireylerin oy verme tercihinin “karar verme” ile çok yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bundan dolayı, karar verme konusu üzerinde durulması gerekir. Karar verme “Çeşitli alternatifler arasından birinin seçilmesi” olarak tanımlanabilir. Bireyin karar ve oy verme işleminde en etkili olarak her ne kadar medya ve tanıtım etkin olsa da daha çok bireyin yaşantıları daha etkili olabiliyor. Mesela ekonomik kriz, siyasi tıkanıklık, darbeler bireyin elinden alınan hakları tercihini doğrudan etkileyebiliyor. Mesela son yaşanan FETÖ/PDY yapılanması ve 15 Temmuz 2016 darbesinin toplumda yarattığı travma ve neticesinde seçmen davranışlarında doğrudan değişikliklere sebep olduğu gözlenmiştir. Haliyle genç seçmen ile orta yaşlı ve yaşlı seçmen davranışları taban tabana zıt olmakla birlikte artık partiler arası geçiş daha kolay olabilmektedir. Eskinin tutucu seçmeni yerini artık daha şeffaf ve faydacı ve bireysel çıkarlarını ön plana çıkaran seçmen kitlesine bırakmıştır. Kısaca bireylerin partilere oy verme ölçüleri değişmiştir.

 

Hülasa birey, bir siyasal partiye oy verirken hangi ölçülere göre karar vermektedir? Birey oy verirken neden tercihini A partisinden yana değil de B partisinden yana yapmaktadır? Bu sorular siyasal seçimlerde bireyin karar vermesiyle doğrudan ilgilidir. Bireyin karar vermesinde sosyo-psikolojik temeller ele alınmalıdır. Sosyo-psikoljik temellerin açıklığa kavuşturulmasında tutum, değer, gruplar, vasıf-amaç-hedef ve motivasyon kavramlarının kısaca netleştirilmesi gereği vardır.

 

En önemlisi de bireyin içinde yaşadığı toplumun sosyolojik değerleri de kişilerin oy verme tercihlerinde etkili olmaktadır. Mesela mütedeyyin seçmenin daha çok inançlarını muhafaza edebileceği milliyetçi ve muhafazakâr lider ve partileri tercih etmesi gibi.  Malum olduğu üzere değerler, bir toplumun kuralları doğrultusunda ortaya çıktığından değerler sistemi de kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Bireyler içinde yaşadıkları kültürün değerlerini benimsemekte ve seçme tercihinde bunları kullanmaktadırlar. Bireylerin kuşaktan kuşağa aktardığı bilginin sonucu ortaya çıkan ve toplumsal yaşamın devamına olanak sağlayan kültür, bireylerin davranışlarını biçimlendirmektedir. Mesela bir zamanlar partilerin dededen miras kalan oyları vardı. Bu bir kültürün neticesiydi. Artık seçmen kitlesinin gençleşmesi, değerler dizisinde meydana gelen değişmeler seçmenlerin bu anlayışını da değiştirmiştir.

 

Oy verme tercihini etkileyen unsurların en başında yüz yüze, kişisel ilişki ve etkileşme de etkilidir. Bunun yanında meslek, sosyo-ekonomik statü, sosyal sınıf, etnik köken gibi ortak özellikler de seçmen tercihlerinde etkilidir. Kısacası her yaş grubundan olan seçmenin seçim ölçüsü farklı olmakla birlikte daha çok Sosyal faktörler (Sosyolojik Yaklaşım), Psikolojik faktörler (Psikolojik Yaklaşım), Konuya ya da olaylara oy verme yaklaşımı, Siyasal partilerin projeleri, Liderlerin tutum ve davranışları, Kitle iletişim araçlarının yönlendirmesi ve Kamuoyu araştırmaları seçmen tercihi ve davranışlarında etkin olabilmektedir.



Bu yazı 1764 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI